8 Nisan 2015 Çarşamba

Arkası şimdi...

    DİKKAT! Bu post çok fazla aşk içerir.


         Huhu. Söz verdiğim gibi buradayım. Hem de çok fazla aşkı katlanmış bir şekilde. Anlatacağım hemen şimdi. Neden niye niçin böyle oldum? http://cokdileksever.blogspot.com.tr/ Evet! Ne yapmış bir bakın. Çok aşk yapmamış mı? Çok değil fazla fazla aşk katmış her kelimesine. Kaç kere okudum bilmiyorum. Bazı yerlerde burnumun direği sızlamadı ya da gözlerim dolmadı desem yalan olur. Ama çoğunu hem kalbim hem yüzüm olarak gülümseyerek okudum. Sen çok aşk yapmışsın yine be sevgilim. Bir kaç kez konusu geçti bu bloğun aslında var gibi de dedi yok gibi de dedi aradım da ama bulamadım. Hatta o kadar saçma şekillerde aradım ki anlatamam. Ama bugün sevgili  artık bana bu mükemmel hediyeyi vermeye karar verdi. Çok teşekkür ederim aşk dolu postların için. Umarım yazarken sen de benim kadar aşkı hissedersin. Kelimelerin yetersizliğini zaten biliyoruz çift olarak ama burada her şey daha yetersiz oluyor bazen. Bizden alıp bize katmaların iyi ki var.



        Hey dün bir hikaye anlatıyordum. Unutmadım hadi devam edelim daha aşık bir şekilde evet en son sinema gecesini bitirmiştik. Oradan geriye gidecek olursam en önemli şeylerden biri sevgilimin üst dişindeki tellerin çıkmış olması. O kadar alışmışım ki şimdi çok tuhaf geliyor. Tuhaf geliyor derken kötü değil. Bir de sakalları gitti sevgilimin bu konuda çok fazla yorum yapamayacağım. Sevdiğim turuncu sakallar yok. Bu kadar kısa ve net. Nasıl olsa tekrar gelip parmaklarımla kavuşacaklar çok fazla sorun etmiyorum onu. Fark etmemi sağladı tabi meğerse sevgilim sakalsız bile yakışıklıymış. Yandım! Turuncu sakalsız ve telsiz günlere selam olsun!




       Hemen öncesinde çok aşklı bir cumartesi günü yaşadık. Yağmurlu bir bahar gününü sevgiliyle ve doğada geçirmek çok keyifli inanın bana. Çiçekli köye gittik bitanemle. Mükemmel bir kahvaltı mükemmel sohbet mükemmel hava mükemmel aşk ve mükemmel fotoğraflar. Hemen şimdi bu noktada sofrayı paylaşmam gerekirdi ama yapmayacağım size 2 post üst üste o kötülüğü. Çok güzel yiyip içtikten sonra oradan ayrıldık. Ayrılırken şöminenin karşısında fotoğraf çekilmeyi ihmal etmedik tabi ki. Yürüdük çok yürüdük üzerimize yağmur yağarken ufak ufak. Ağaçların evlerin insanların arasından geçtik el ele. Her yerine aşk saçtık köyün ve evet yine çok fotoğraf çekildik. Hayır hasta değilim sadece çokdileksever ile birlikte fotoğraf çekilmeyi seviyorum. Sonra bir yere oturup kahve içtik. Sorunlarımızı anlattık dinledik ve sonunda ne mi oldu tabiki daha fazla aşk oldu. Ayrılık zamalarını sevemeyeceğiz biz. Ama bizli zamanları hep seveceğiz.
Biz ne olursa olsun biz kalacağız.

             Uzun zamandır istediğim selfie çubuğu beni iş yerimde buldu. Tabiki beni en çok seven tarafından gönderildi. Hiç beklemediğim anda. Birlikte alalım dediğimizi  almış yollamış sevgilim. İnan bana biraz fazla fotoğraf çeksem de hepsinde aşk olacak seninle çekiliyorsa. Teşekkür ederim değerli hisettirdiğin için. Bu hediyenin bana gelişi sırasında sevgilimi sinir eden kargo şirketini kınıyorum bu arada. Herkes MNG kullanacak! Hediye bana geldi akşam en kral hediye yani sevgilim geldi vize haftası dinlemedi beni hiç boşlamadı. Ah be bitanem AH. Çok fotoğraf çektik çok. Yanımda olduğun her saniyenin hatırası kalsın istemek kötü bir şey değil değil mi?


           Unutulan şeyler için şimdiden özür dilerim. Sesini özledim bir doz aşk almam gerek. Kendinize iyi bakın, aşkınıza kendinize baktığınızdan çok daha iyi bakın. Aşk Emrenin varlığın.



         Not:Seni Seviyorum
         Sen harikasın
         Çokdilekseviyor

         Çokemresever...



      

7 Nisan 2015 Salı

Nerede kalmıştık?

             Dolu dolu bir sürü şeyler oldu. Yazmamak hiç bir zaman benim tercihim olmadı. Yazamadığım zamanlarda çok fazla vicdan azabı çekiyorum bu bilinmeli. Kafamda çok fazla şeyler tasarlıyorum bloğuma yazacağım diye ama not almayınca unutan tiplerdenim sanırım. Unutmadığım bazı şeyler yok değil tabi. Hatta bazı şeyleri unutmam imkansız. Sevgiliyle yapılan güzel şeyler gibi. Anlatacağım... Sabır.
   
            Gerçekten nereden başlayacağımı bilemiyorum o yüzden en yeniden eskiye gitmeye karar verdim tam şu anda. Mesela aşkla geçen Pazar gününden başlayabiliriz. Hadi ama tabi ki Emreyle geçti tamam sonunda biraz triplere girmedim değil ama bazen insana tuhaf garip şeyler oluyor. Sonunda her şeyi çözebilmeyi seviyorum. Çok güzel bomba etkili bir kahvaltı yaptık. Kaç boyozumuz vardı? 7? Deli gibi doyduk. Sonra film izledik. Herkes hayal eder, düşünür sevgilim her ilişki biraz biz olmak ister... Güzel ve aşklı bir Pazardı.
Elleriyle hazırlayıp besler.

           Gelelim ondan öncesine yani sevgilim ve ağabeyimle yaptığımız sinema gecesine. İyi ki internetten aldık biletleri iyi ki yerleri sevgilim seçti. İyi ki... Kendimi çok şanslı hissediyorum. Ağabeyim sevgilimi tanıyor ve biz birlikte bir şeyler yapabiliyoruz. Bu ilk değildi son olmayacak tabi ama her seferinde kendimi daha bir şanslı hissediyorum. Ağabeyimi nasıl sevdiğimi sevgilim biliyor sevgilimi nasıl sevdiğimi de ağabeyim. İki özelim iki yanımı sarmış film izlemek kadar güzel bir şey yok sanırım. İki tarafımda da iki koruyucu erkeğim vardı. Çok şanslıyım ben çok!



           Arkası yarın...



          Not: Seni Seviyorum